doğu türkistan sorunu
doğu türkistan sorunu
arastırma gündem

Kanayan Yara: Doğu Türkistan Sorunu

Doğu Türkistan Nerededir? Komşuları Kimlerdir?

Orta Asya’da bulunan ve Çin tarafından Sincan özerk bölgesi olarak adlandırılan Doğu Türkistan 1.6 milyon kilometre karelik geniş bir alan üzerinde yer almaktadır. Kuzeyde Rusya, batıda; Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Güneyde Pakistan, Hindistan, Tibet, Güney batıda Afganistan. Doğuda Çin. Kuzey Doğuda ise Moğolistan ile komşu olan bölge jeopolitik olarak oldukça önemli bir konumdadır ve sorunların geneli de bu sebeple çıkmaktadır. Nüfusu 35 milyon olan Doğu Türkistan nüfusunun yüzde 45’i Uygurlulardan geri kalanı da Müslüman Kazak, Kırgız ve Özbek, Taciklerden ve yıllarca tampon görevi gördükleri Çinlilerden oluşmaktadır.

Neden Önemlidir?

Doğu Türkistan bölgesi eski zamanlardan beni Çin’i yabancı istilasına karşı koruyan bölge olmuştur bu sebeple konumu oldukça önemlidir. Tüm bunların yanı sıra bölgede yer alan kömür, doğal gaz ve petrol rezervlerinin fazlalığı da bölgenin jeopolitik önemini git gide arttırmıştır. Uluslararası güçlerinde gözlerin üzerine çevrilmesine neden olmuştur. Doğu Türkistan bölgesinde kurulan en eski Türk devleti olan hun imparatorluğundan itibaren bölge sürekli Çin’in saldırılarına maruz kalmıştır. Din ve Müslümanlık bu saldırıların temel amacı gibi gösterilse de bölgenin Çinliler için oldukça önemli olması gerçek sebebi açıklamaktadır.

Sorun Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Doğu Türkistan sorunundaki temel sebeplerden biri Çin için bir kapı görevi görmesidir. Bu kapının olduğu noktada yaşayan Uygurlar sürekli tehdit altındadır. Batıya açılan kapı…Teknolojinin ilerlemesiyle de bölgedeki rezervler açığa çıkınca bölge iyice vazgeçilemez oldu ve istilaların ardı arkası kesilmedi. Teknoloji değişti yok etme biçimi de katliamlardan yerini asimile etme, kültürel yoksunlaştırmaya bıraktı. 19 yy’den beri Çin’in tehdidi altında olan bölgede kentsel yapılaşma adı altında eski yapılardan sonra yapılan binalar Çin mimarisine uygun olarak inşa edilmiştir. Önceleri okullarda seçmeli olarak okutulan Çince zorunlu bir ders haline getirilmiştir. Top, kılıç tüfek yerini okul, mimari, banka, mağaza gibi modern istila araçlarına bırakılmıştır. Çin yönetimi tüm bu politikalarıyla Çin politikalarına boyun eğen bir Uygur halkı yaratmayı ilke edinmiştir. Türkiye, Çin’in uyguladığı bu asimile politikası karşısında Birlemiş Milletleri bu sebeple toplanmaya davet etmiş ancak Çin bu meselenin ülke içi bir mesele olduğunu söyleyerek karışılmamasını iletmiştir.

Çin’in Doğu Türkistan Üzerindeki Etkisi

Çinin doğal kanyak zengini olan bölgede güttüğü iç işleri politikası ve ABD’nin kaynak zengini bölgeye gösterdiği yoğun ilgi Uygur Türklerinin 19.yy’dan bu yana sürekli baskı ve istila altında kalmasına sebep olmuştur. 2009 yılında 5 Temmuzda yaşanan olaylarda çok sayı Uygur Türkü öldürülmüştür. Çin de ABD gibi bunu İslami terörle mücadele olarak tüm dünyaya yansıtmıştır. Bölgede ekonominin günden güne güçlenmesi ve kişi başı milli gelirin artması gibi ekonomik yükseliş sebeplerine bağlı olarak Çin politikası ve ABD’ nin baskısıyla doğu Türkistan istilası hala devam etmektedir. Bunda Türkiye’nin 1990’lı yıllardan itibaren bölgeyle bağını koparması ve bu sebeple kültürel bağdan ötürü aktif rol alamaması da etkili olmuştur.

Çin’in Yaptığı İşkenceler

Uygur Türkleri vatandaşlarını Hotan şehrindeki hapishanelerde hücrelere atarak kadın, çocuk, erkek,yaşlı demeden soykırım yapmaktadırlar. Psikolojik savaş olarak da kişilerin din özgürlüğünü kısıtlayarak: namaz kılmak, oruç tutmak ve kadınların örtünmesi yasaktır.

Hücrelere köpek sokarak namaz kıldıkları için müslümanların üstüne köpekleri salmak suretiyle işkence yapmışlardır. Zorla çince şarkılar söylettirip yanlış söylediğin takdirde zincirler ile dövülerek işkence uygulamaktadırlar.

Çin zulmü bununla da sınırlı olmayıp Uygur Türkleri daha nice zorluklar ile mücadele etmektedirler.

İçeriği beğendiniz mi? Hemen puan verin.

0 / 5 0

Yorumlar

Yorum yazmak için buraya tıklayın

Her gün başka sen

Söz
“Hayatı insanın şuuru değil, insanın şuurunu hayat tayin eder.” Zeki Velidi TOGAN

Tavsiye
 Korktukça tutsak umut ettikçe özgürsün. Umudunu kaybetme !

Şahsiyet

Türkolog, tarihçi ve siyaset adamıdır. Tam adı Ahmet Zeki Velidi Togan’dır.

Türkistan Millî Özerk Hükûmeti’nin bastırılmasından sonraki Basmacı Hareketi’nin içinde bulundu. 1920-23 yıllarında Türkistan’da amansız bir mücadeleye girişti ise de başarılı olamadı. Türkistan Millî Birliği’nin kurucusu ve ilk başkanıdır.

Eserleri:

Türkistan Tarihi(1939)

Moğallar Cengiz ve Türklük(1941)

Tarihte Usul(1950)

Hatıralar (1969)